Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bütün dertleri Türkiye’yi zora sokmak

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CNN Türk’te katıldığı programda  gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ABD yeni Adalet Bakanı’na yazdığı mektubun ayrıntılarını anlatan Bakan Bozdağ, terörist elebaşı Fetullah Gülen’in iadesi konusunu da değerlendirdi.

MEKTUBUN ÖZÜNDE TEBRİK, BAŞARI DİLEĞİ VE FETÖ VAR

ABD Başkanı Trump’ın resmen göreve başlamasından sonra Adalet Bakanı da atandı. Bu vesile ile yeni Adalet Bakanına görevinde tebrikler ve başarılar ileten bir mektup gönderdim. Bu mektubun içerisinde de Türkiye – ABD ilişkileri iki ülke bakanlıkları arasında en önemli gündem konusu olan FETÖ örgüt lideri terörist Gülen’in iadesi konusuna Türkiye’nin verdiği önemi bunun Türkiye-ABD ilişkileri bakımından arz ettiği hassasiyeti ve bunun iadesinin Türkiye-ABD ilişkilerini olumlu etkileyeceğine dair kanaatimi de ifade eden bir mektup gönderdim. Özü bu: Tebrik, başarı dilekleri içeriyor ve FETÖ’nün iadesinin iki ülke bakanlıklarının ana konusu olduğu, iki ülkenin ana konusu olduğu ve bunun Türkiye-ABD ilişkilerine büyük katkı sağlayacağına dair olan inancımızı ifade ettik.
YENİ YÖNETİMDEN OLUMLU ANLAMDA DEĞERLENDİRME GÖRÜYORUZ

Sayın Trump’ın ve sayın Başbakanımızın görüştüğü başkan yardımcısının ifadeleri ve ABD adına açıklamalar yapan yetkililerin bu konuya ilişkin değerlendirmelerine baktığımızda bir fark var. O nedir? Önceki yöneticiler bunun tamamen bir yargı işi olduğunu söyleyip, topu tamamen yargıya atan bir yaklaşım içerisindeydi. Ama yeni yönetim bunun hukuki bir konu olduğunu söylüyor, işi yargıya atmıyor. Ama üzerinde konuşup değerlendirme yapmamız, birlikte çalışmamız gerektiğini hususuna daha fazla vurgu yapıyor. Baktığımızda bir olumlu anlamda bir değerlendirme görüyoruz. Daha önce de olumlu değerlendirmeleri vardı. Tabi yeni bakan başladıktan sonra bizden oraya giden mektup, telefonla görüşme talebimiz var, inşallah görüşme yaptığımızda da sayın bakana bu konuyu telefonda anlatma imkanı olacaktır, karşılıklı görüşme imkanımız olacaktır ve bakanlıklarımız arasında  uzmanların bu konuyu yeniden ele almasına ilişkin büyükelçimizin bakanlığımıza ilettiği bir notta var. Onun üzerind tekrar uzmanlar bu konuyu ele alacaklar. Gerekirse bizzat bu konuyu sayın bakanla görüşmek üzere ABD’ye gidebilirim, sayın Bakanı da Türkiye’ye davet edeceğim. Türkiye’de bunu konuşabiliriz. Bu iki ülke ilişkilerinin olumlu anlamda gelişmesi bakımından son derece önemli bir konu bunu en iyi şekilde muhataplarımıza anlatıyoruz.

DOSYA HALA MAHKEMEYE GİTMEDİ

Gönderdiğimiz bütün evraklar Adalet Bakanlığı’nda, orada duruyor. Daha önce sayın Loretta Lynch ile görüştüğümüzde bunların yargı makamlarına gönderilmesini bizzat istedik. Onların bize aktarımı şu: “Biz bu dosyaların yargı nezdinde savunucusu olacağız. Avukatı olacağız, Türkiye’nin avukatı olacağız, elimizin sağlam olmasını istiyoruz. O yüzden dosyaları tam tekemmür ettirelim, elimizi daha güçlü hale getirelim öyle gönderilim” diye düşündüklerini ifade ettiler. Bunun üzerine ben de kendilerine şunu söyledim: “Bu dosyalar sağlam dosyalar, yeterli delilleri içeren dosyalar. Özellikle darbe teşebbüsü nedeniyle gönderilen geçici tutuklama talebi Türkiye’de gerçekleştirilen darbe teşebbüsünün FETÖ mensuplarınca ve bu örgüt liderinin talimatı sevk ve idaresi doğrultusunda yapıldığından şüphe yok ve bununla ilgili dosyada yeteri kadar delil var. Eğer bu dosya bir kişinin iadesi için yetmeyecekse o zaman hiçbir dosyadan iade bekleme imkanı olmaz. Bana göre o kadar sağlam bir dosya. Siz gönderin bizim dosyamızı bu konuda kararı mahkeme versin.” O günden bu güne dosya hala gitmedi.

MALİKANEDEN SEVK VE İDARE DEVAM EDİYOR

Dosyalar daha yargıya gitmedi. Bizim için önemli olan şey o. Bir yandan iş yargının işi deniyor öte yandan da işi yargıya göndermiyorlar. Biz de ısrarla diyoruz ki “Siz yargıya gönderin bunun kararını yargı versin.” Öte yandan Fetullah Gülen, Fetullahçı terör örgütünü Pelsinvaya’daki malikanesinden sevk ve idare etmeye devam ediyor. Terör örgütü faaliyetlerini sürdürüyor. Bir yandan medyayı kullanarak bunu yapıyor, bir yandan ziyaretçileri vasıtasıyla, örgüt üyeleri vasıtasıyla talimatlar veriyor. Röportajlar veriyor. Bir terör örgütü liderinin elini kolunu sallayarak dost ve müttefik olduğumuz ABD’nin gözü önünde Türkiye aleyhine faaliyetleri devam ediyor. Bunun Türkiye’de doğurduğu rahatsızlığı sadece hükümette değil, halk bazında doğurduğu rahatsızlığı ve Amerika karşıtlığının büyüklüğünü çok net bir şekilde ifade ettik. Dedik ki “Usame Bin Ladin ABD ve ABD halkı için ne anlam ifade ediyorsa, Fetullah Gülen Türk halkı ve Türkiye devleti için aynı anlamı ifade ediyor. Usame Bin Ladin’ni himaye eden bir yaklaşım veya o intibayı uyandıran bir ülke bakımından diğer ülkede nasıl bir algı uyandırırsa şimdi şu anda aynı algı bizde oluşuyor ve halkta da oluşuyor. Onun için bir terör örgütünün hem de bu kadar kişinin kanında eli olan bu kadar kişiyi yaralayan ve demokrasiye insan haklarına darbe vuran bir terör örgütünün burada yönetiliyor olması burada faaliyetlerine hem de demokratik bir hukuk devletinde hiçbir kısıta  tabi olmadan devam etmesi bizim kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Bu Türkiye – ABD ilişkilerine zarar verecektir. Türkiye’de böyle bir karşıtlık var. Onu herkes görüyor. Bunun sebeplerinden birisi de FETÖ’nün herhangi kısıta tabi olmadan bütün bu olumsuzluklara rağmen ve iadesi için yeterli her türlü bilgi, belge, delil ABD’nin elinde olmasına rağmen herhangi bir kısıta tabi olmadan faaliyetlerine devam etmesi ve Türkiye’ye iade edilmemesidir.

AÇIKLAMA YAPILACAK YER TÜRKİYE’DİR, TÜRK YARGISIDIR

Terörist Gülen’in Türkiye’de darbe teşebbüsünde bulunduğuna ve bunu sevk ve idare ettiğine dair bilgiler bizim elimizden daha fazla ABD yetkili makamlarının elinde vardır. Böylesi bir örgütün dünyanın pek çok yerinde faaliyette bulunan bir örgütün ABD istihbaratı tarafından takip edilmediğini düşünmek saftillik olur. Gelsin konuşsun, Türkiye’de milletin yargısına hesap versin. Kendisi her tarafa beyanatlar yetiştiriyor, açıklamalar yapıyor. O zaman açıklama yapılacak yer Türkiye’dir, Türk yargısıdır. Gelir burada anlatır. Ne olup bittiğini anlatır, isnat edilen iddialara bir bir cevap verir, başka delilleri varsa o delillerle bunu çürütmek istiyorsa onu çürütür. Herkes buradaki gerçeği çok net bir şekilde görür.

BÜTÜN DERTLERİ TÜRKİYE’Yİ ZORA SOKMAK

Baktığınızda FETÖ lideri terörist başı Gülen ve ekibi şu anda Türkiye’nin aleyhine uluslar arası alanda bir gazeteciden demeç almak, bir siyasetçiye açıklama yaptırmak bir Sivil Toplum Örgütü’ne o manada bir destek çıkarmak, başka başka, bir sürü paralar döküyorlar. Türkiye’nin aleyhine sonuçlar almak için. Bütün enerjilerini oraya veriyorlar. Sivil toplum örgütleriyle, okullarıyla, gazetecileriyle orada yetiştirdiği kişilerle şunlarla bunlarla bütün dert Türkiye’nin aleyhine oralarda bir sonuç elde etmek ve Türkiye’yi zora sokmak sıkıntıya sokmak. Türkiye’de bir kaosun, bir krizin kötü sonuçların ortaya çıkmasını sağlamak. Bunu çok net ve aleni yapıyorlar. Büyük ihanetin içindeler.

ÖNLEM ALINABİLİR, ARAMA YAPILABİLİR

Gülen konusunda önlem alınabilir, biz bunu  talep ettik, ediyoruz da. En azından çağırıp, “Gel bakalım bir, sen hakkında şu iddialar var” demesi lazım, en azından gidip orada arama yapması lazım, yeni bir durumun olduğunu hissedecek şekilde oraya işlem yapması, kısıt koyması lazım. “Türkiye’nin böyle iddiaları var, bize bir sürü dosya gönderdi, delil var.” demesi ve ona göre tedbirler alması lazım. Bu güne kadar bu anlamda aldığı bir tedbir, uyguladığı bir şey yok. Aramızda bizim Adli Yardımlaşma Anlaşmamız var. Bu anlaşmada çok net bir şekilde böyle bir geçici tutuklama talebi gittiği zaman bununla ilgili gerekli adımın atılmasını takdire bırakmıyor. Geçici tutuklamanın derhal yapılması gerektiğini söylüyor. Bu anlaşmanın ihlal edildiğini söylemiyor onlar başka maddeler var, o maddelere göre de şunlara şunlara bakarız diye de kendi açılarından öyle değerlendirme yapıyorlar. Bizim değerlendirmemize göre burada o iddia ettikleri maddelerle bu geçici tutuklamaya ilişkin madde birbirinden çok farklı şeyler, burada yapılan iş bir yargılama değil, iade konusu bir kişinin bir mahkeme gibi yargılanıp bütün delillerin masaya yatırılıp, yargılama bittikten sonra iade talep edilmesi değil. İade konusu iadesi istenen kişiye ilişkin şüpheler ve bu şüpheleri somut bir şekilde gösteren deliller varsa yargılanmak üzere ilgili ülkeye iadesini gerektirir. Biz şimdi burada bir suç yargılaması yapmıyoruz, bir iade usulü işliyor. Ama olaya baktığınızda sanki ortada bir mahkeme kurulmuş, adalet bakanlığı böyle bir şey yapıyor gibi durum söz konusu.

HERKES ÖRGÜTTEN KAÇIYOR

Biz hep şunu söylüyoruz Adalet Bakanlıklarını rolü gelen dosyaları yargıya iletmek ve yargının verdiği karar çerçevesinde de adım atmaktır. Biz 15 Temmuz Darbe teşebbüsünün hemen ardından yanılmıyorsam Eylül gibi gönderdik. İade dosyaları da var, onlar da ayrı var. Bütün bunların hepsi orada duruyor. Ben buradan şunu söylerim: FETÖ hiçbir ülke için kullanışlı bir malzeme değil, Türkiye’de herhangi bir Türk vatandaşı FETÖ ile isminin yan yana anılmasını istiyor mu? İstemiyor. Herkes bu örgütten kaçıyor ve bu örgütle yan yana gelmek istemiyor. Kim bu örgüt üzerine bir hesap yaparsa , bu hesap Türkiye üzerinde tutmaz, başka ülkelerde de tutmaz. Bu örgütün başka ülkelerde de elverişli bir malzeme olma vasfı ortadan çıktı. Birileri bu örgütü kullanmak istiyorsa, bu örgütün kullanılacak vasfı kesinlikle kalmadı. Bütün dünya ülkeleri gördü; bu örgütün yetiştirdiği örgüt üyelerinin Türkiye’de neler yaptığını,  o ülkelerde de bu okullarda veya başka yerlerde bu örgüt adına yetiştirilen kişilerin, o ülke vatandaşları, daha sonra örgüt liderinin talimatıyla bunların görev yaptığı her okulda örgüt liderinin arzu ettiği istikamette bir yönetim şekli oluşturmak için harekete geçmeleri için hiçbir mani yok.

KUTSAL İHDAS EDİYOR

ABD’de de söyledim. Eğer ABD bugün Türkiye’nin aldığı tedbirlerin benzerini almazsa 10 yıl sonra, 15 yıl sonra bu tedbirlerden daha ağırını ABD kendi alacaktır. Başka yerler de  alacaktır. Çünkü bu örgüt her yerde yetiştirdiği kişileri bir defa millet, ülke, devlet, din, bayrak, anne, baba, kardeş, aile duygusunu bir kenara atıyor örgütün liderine bağlılığını öne çıkarıyor ve o bağlılık üzerinden işi götürüyor. Sizin bütün kutsallarınızı bir tarafa bıraktırıyor yeni bir kutsal ihdas ediyor. Siz o kutsala ne kadar bağlı olursanız kendinizi o kadar faydalı hisseder hale getiriyor. Onun için Türkiye’de yaptığı eylemin bir benzerini bu örgüte karşı tedbir almayan ülkelerde yapmayacağının hiçbir garantisi yok. Biz dost ve müttefik olan bütün ülkelere bunu açık net söylüyoruz. Türkiye’de olan burada da, başka yerde de olabilir. Onun için bu konuda herkesin uyanık olması, gerekli tedbirleri ülkelerinin menfaati için alması gerekir.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News