Hiçbir Siyasi ve Kişisel Çıkar, Terör Örgütlerine Destek Anlamına Gelecek Söylemi Mazur Gösteremez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 1984 yılından beri kesintisiz bir şekilde bölücü terörle mücadele ettiğini belirterek, “Terör örgütlerine karşı verilen mücadele, birlik ve beraberliğimizi en çok sergilememiz gereken alanların başında geliyor. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar, terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi, duruşu, politikayı mazur gösteremez” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin her anlamda tarihî bir süreçten geçtiğini belirterek, “Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, ister istemez bizi de etkiliyor. Ülkemizin son yıllarda yaşadığı sosyal, siyasi, ekonomik, diplomatik gelişmelerin hiçbiri de bu genel fotoğraftan bağımsız değildir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bu karmaşık dönemde herkesin bir hesabı, bir yol haritası, bir hedefi vardır. Bize düşen, bir yandan ülkemizin hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemesini temin ederken, diğer taraftan da Türkiye’yi hedef alan saldırıların boşa çıkmasını sağlamaktır. Zor olsa da bu ikisini birlikte başarmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizi her alanda dünyanın en büyük on devletinden biri hâline getirme hedefimizden en küçük bir taviz vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

“ATTIĞIMIZ HER ADIMDA, GÜÇLÜ TÜRKİYE İDEALİNE DAHA DA YAKLAŞIYORUZ”

“2023 hedeflerimiz doğrultusunda attığımız her adımda, büyük ve güçlü Türkiye idealine biraz daha yaklaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dört bir yanımızın istikrarsızlık ve çatışmayla çevrili olduğu bir dönemde, hem kendimizi koruyabilmemiz hem de planlarımızı, programlarımızı, yatırımlarımızı hayata geçirebilmemiz önemli bir başarıdır. Türkiye, çevresinde yaşadığı istikrarsızlıklar sebebiyle tek bir projesinden vazgeçmemiştir, tek bir yatırımını ertelememiştir. Bu yılın ilk yarısındaki ortalama büyüme oranımızın yüzde 5,1 olarak gerçekleşmesi, izlediğimiz kararlı politikanın eseridir” şeklinde konuştu.

Büyümede, kurlarda, enflasyonda, işsizlikte, ihracatta, turizmde yaşanan dalgalanmanın büyük ölçüde kontrol altına alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olumlu ivmenin her geçen ay artarak süreceği görülmektedir. Hükûmetten beklentim, kamu mali disiplininden taviz vermeden, vatandaşımızın günlük hayatını kolaylaştıracak, geleceğe daha güvenle bakabilmemizi sağlayacak tedbirler alıp hayata geçirmesidir” dedi.

“MİLLÎ KONULARDA, DAHA ÇOK DAYANIŞMA SERGİLENMELİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maruz kaldığımız iç ve dış saldırılar karşısında gösterdiği güçlü duruşa müteşekkir olduğumuz milletimizi huzursuz ve tedirgin edecek, kafasında soru işaretleri oluşturacak gereksiz adımlardan kaçınılması büyük önem arz etmektedir. Meclisimizin de, yeni yasama döneminde hükûmetimizin bu yöndeki çabalarına destek vereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Geçtiğimiz hafta yapılan olağanüstü toplantıda görüşülen tezkere konusunda, bir parti hariç, Meclisimizde sergilenen birlik ve beraberliği takdirle karşıladığımı özellikle belirtmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin özlediği Meclis görüntüsü işte budur. Önümüzdeki dönemde millî konularda bu dayanışmanın çok daha sık, çok daha güçlü bir şekilde sergileneceğini ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1984 yılından beri kesintisiz bir şekilde bölücü terörle mücadele ettiğini belirterek, “PKK ve uzantıları yanında, ideolojik ve dini söylemlerle kurulan terör örgütleri de ülkemize önemli zararlar vermişlerdir. FETÖ’nün devleti ele geçirmek için emniyetten yargıya, mülkiyeden orduya kadar tüm kurumlarımız üzerinden yaptığı saldırıları, milletimizle birlikte boşa çıkardık. Terör örgütlerine karşı verilen mücadele, birlik ve beraberliğimizi en çok sergilememiz gereken alanların başında geliyor. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar, terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi, duruşu, politikayı mazur gösteremez” dedi.

“OLAĞANÜSTÜ TEHDİTLER, OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLERİ GEREKTİRİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Yargının, terör örgütü olarak tanımladığı yapıları doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi hiç kimseye yakıştıramam. Bu uğurda yüksek yargı kurumlarımızdan kürsü hâkimlerimize, savcılarımıza kadar tüm yargı sisteminin yıpratılması anlamına gelecek beyan ve tutumları da asla doğru bulmuyorum. Hele hele olağanüstü hâl uygulamasına yönelik bir takım nitelemeler var ki, gerçekten kabul edilebilir değildir. Türkiye’nin, darbe teşebbüsü ve terör örgütlerinin saldırıları gibi gerçekten olağanüstü tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu kim inkâr edebilir? Olağanüstü tehditler, olağanüstü tedbirleri gerektirir. Üstelik hükûmetin Anayasada belirtilen olağanüstü hâl yetkilerinden gerçekten pek azını kullandığı, sadece aciliyet arz eden hususlarda bu yola başvurduğu da bir gerçektir” dedi.

“İDLİB’DE GÜVENLİ BİR ALAN OLUŞTURMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

“Bugüne kadar, terör örgütleri ve mensupları dışında, olağanüstü hâlden zarar gören hiç kimse olmamıştır. Terörle mücadelede duyulan ihtiyaçlar ortadan kalktığında elbette olağanüstü hâl uygulaması da sona erecektir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer taraftan, savunma sanayinde ve teknoloji alanında elde ettiğimiz neticeler sayesinde, özellikle sınırlarımız içinde terör örgütlerini hareket edemez hâle getirdik. Sınır ötesi operasyonlarımızı da, bölgedeki diğer güçlerle sağladığımız iş birliği çerçevesinde adım adım ilerletiyoruz. Fırat Kalkanı Harekâtındaki başarımız, DEAŞ’a karşı kurulan koalisyonun mücadele stratejisini değiştirmiştir. Şimdi de Astana görüşmelerinde sağlanan uzlaşma çerçevesinde, İdlib bölgesinde güvenli bir alan oluşturmanın gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

Bazı müttefiklerimizin, terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş birliği konusundaki ısrarlarının, bölgedeki krizin daha derinleşmesine yol açtığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konudaki düşüncelerimizi, duruşumuzu, politikalarımızı her platformda dile getiriyor, ikazlarımızı yapıyoruz. Krizlerin yaşandığı ülkelerin toprak bütünlüğü ve toplumsal mutabakatı gözetmeyen, sahadaki gerçeklerle uyuşmayan hiçbir projenin başarı şansı yoktur. Bu tür adımların varacağı yer; daha fazla acı, kan ve gözyaşıdır. Biz Türkiye olarak, sınırlarımız içinde ve dışında, terör örgütleriyle mücadele konusundaki kararlılığımızı sonuna kadar devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

 

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News