Annelerimizin gözlerindeki umut çoğalsın diye siyasetteyiz

Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği halk oylaması sürecinde partisince Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana’nın “Oğul boyundan soyundan olsun olmasın insana adil davran. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından ahlakı eksik etme. Beylik dermekle, ağalık vermekledir. Sofranı ve keseni yoksullara açık tut” sözlerini anımsatarak konuşmasına başlayan Yıldırım, bu öğretinin başlarının tacı olduğunu söyledi.

AK Parti hareketinin 15 yıldır hakkı hakim kılmak ve adaleti tesis etmek için mücadele ettiğini dile getiren Yıldırım, “Yüreğimizde millet sevdası, arkamızda sizlerin duası hiç ama hiç eksik olmadı. Milletle beraber Türkiye’yi büyüttük. Kazanımları hakça dağıttık.” diye konuştu.

Kütahyalılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını getirdiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“Biz bu topraklara aşkla bağlıyız. İşimiz hizmet, gücümüz millet. Biz gençlerimiz geleceğe umutla baksınlar diye siyaset yapıyoruz. Annelerimizin gözlerindeki umut çoğalsın diye siyasetteyiz. Evlerimiz, obalarımız, ocaklarımız, şehirlerimiz mamur olsun diye siyasetteyiz. Türkiye’yi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına taşımak için siyasetteyiz. Devletimizi, milletle birlikte güçlendirmek için siyasetteyiz. Hizmet ve eser siyaseti yapıyoruz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Demokrasimizi, hukuk devletimizi, ülkemizi yüceltmek için siyaset yapıyoruz. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyuyoruz.”

“15 TEMMUZ BU MİLLETİN DESTAN YAZDIĞI GECEDİR”

Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gördüklerini vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi:

“İktidara geldiğimiz ilk günden bu tarafa sessiz devrimler yaptık. Hayal edilemeyenleri gerçeğe dönüştürdük. Allah’a şükürler olsun ki her açıdan çok daha güçlü bir Türkiye inşa ettik. Ekmeğimizi büyüttük, aşımızı çoğalttık, 15 yılda 8 milyon vatandaşımıza iş ve aş sağladık. Ülkenin üzerindeki kara bulutları birer birer dağıttık. Allah bize o geçmiş kötü günleri göstermesin. İstikrarsızlığı bu millete bir daha yaşatmasın. Bu milleti bir daha IMF kapılarına gitmeye mecbur bırakmasın. Zayıf iktidarlar döneminde neler kaybettiğini siz iyi biliyorsunuz. 70’li yıllar, 90’lı yıllar Türkiye’nin kayıp yılları oldu. O yıllarda Türkiye, doğru dürüst karar alamadı, Bakanlar Kurulu’nu bile toplayamadı. Devlet bütçesi açıklar verdi, hazinemiz tam takır hale geldi, kamu hizmetleri yetersiz kaldı. Onların uçurumun kenarına getirdiği Türkiye’yi milletimizle ele ele vererek düzlüğe çıkarttık. Onların itibarını zedelediği Türkiye’ye yeniden itibar kazandırdık. Bütün bunları önümüze çıkan engelleri aşa aşa yaptık, sizinle yaptık. En sonunda 15 Temmuz’da yaptık. 15 Temmuz bu milletin destan yazdığı gecedir.”

Yıldırım, FETÖ’nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz akşamı Kütahyalıların Türk bayraklarıyla Zafer Meydanı’na koştuğunu anımsatarak şunları kaydetti:

“Kütahya darbecilere geçit vermedi. Bayrak inmedi, ezanlar dinmedi. Bayrağımıza, demokrasimize, ülkemize sahip çıktınız. Siyasetçilerin görevi, ülkesine hizmet etmektir. Hizmet edene de destek olmaktır. İki gün sonra önünüze gelen anayasa değişikliğine ‘hayır’ diyenler, geçmişte memleketin yararına her yatırıma da ‘hayır’ dediler. Biz onları biliriz. Onlar sadece engellemek için varlar çünkü onların siyasetten anladıkları bu. ‘AK Parti hizmet yapmasın, bu ülke ilerlemesin, bu milletin gönlünü fethetmesin.’ diye çalışıyorlar. Onların işi yapmak değil, yapılanı engellemek. Üretmek için değil, ürettirmemek için çalıştılar. Milletin de onlardan bir umudu ve beklentisi yok.”

Yıldırım, Kütahya’nın, sandık önüne geldiği zamanlarda milletin adamlarının yanında saf tuttuğunu, 2007 referandumunda yüzde 81 “evet” dediğini anımsattı.

Başbakan Yıldırım, “Şimdi Kütahya, pazar günü yeni bir destan yazmaya hazır mı? Maşallah, Kütahya işi bitirmiş, Kütahya her zaman bizim yüzümüzü ak etti. Siz berabersiniz, bizimle birliktesiniz ya gerisi önemli değil, bu bize yeter, millet bize yeter. Milletle beraber yürüyeceğiz, ülkemizi çok daha ileri noktalara taşıyacağız inşallah.” diye konuştu.

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” ifadesini kullanan Yıldırım, yaptıklarının ortada olduğunu belirterek, Zafer Havaalanı’nı yapacaklarına söz verdiklerini ve bu sözü yerine getirdiklerini hatırlattı.

“KANDİL’İNİZ SÖNECEK, FETO DA HESABINI VERECEK”

Kütahya’ya son yapılan yatırım ve destekler hakkında da bilgi veren Yıldırım, Kütahya’nın 2002 yılında 43 milyon dolar olan ihracatının, bugün 185 milyon dolara çıktığını, böylece Kütahya’nın gelişip, büyüdüğünü ifade etti.

Yıldırım, Kütahya’ya 2 bin derslik, 8 bin konut, 50 spor tesisi yaptıklarını dile getirerek, son 15 yılda Dumlupınar Üniversitesine de 8 fakülte, 2 enstitü, 3 yüksekokul, 6 meslek yüksek okulu açtıklarını, üniversitenin 23 bin olan öğrenci sayısının 2 kattan fazla artarak, 58 bin öğrenciye ulaştığını bildirdi.

Yurt kapasitesini 2 bin 800’den 8 bin 600’e çıkardıklarını, bu sayıyı 10 bine çıkaracaklarını bildiren Yıldırım, bazı ilçe hastanelerini hizmete aldıklarını, bazılarının da yapımının devam ettiğini söyledi.

Başbakan Yıldırım, 2002’de 23 kilometre olan bölünmüş yolun da kendi dönemlerinde 300 kilometreye çıkarıldığını belirterek, “Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik. Şu ay yıldızlı kurban olduğum bayrağı bir görelim, yolları böleriz de Türkiye’yi böldürtmeyiz buradan ilan ediyorum. Alçaklar, PKK, Feto kol kola girmiş ‘hayır’ diye kendilerini parçalıyorlar. Amaçları Türkiye terörle mücadelede başarılı olmasın. ‘Aman ‘hayır’ için çalışın ‘evet’ çıkarsa biz biteriz’ diyorlar. Kütahya ne diyor? Evet çıkacak siz de biteceksiniz, Kandil’iniz sönecek, Feto da hesabını verecek.” diye konuştu.

Bazı ilçe yollarını da bölünmüş hale getirdiklerini ve Zafer Havaalanı’nı da hizmete aldıklarını anlatan Yıldırım, yolcu sayısının 87 bine ulaştığını ancak Kütahya, Uşak ve Afyonkarahisar’a hizmet veren bir havaalanı için bu sayının düşük olduğunu ifade etti. Yolcu sayısının artması gerektiğine işaret eden Yıldırım, “Bu konuda gereken neyse hep beraber yapacağız. Bu havalimanını çok daha etkin hale getirmemiz Kütahya’nın turizmi için, ekonomisi için olmazsa olmaz.” dedi.

Kütahya’ya 11 baraj, 4 gölet yaptıklarını ve 71 bin dönüm araziyi suyla buluşturduklarını belirten Yıldırım, Kütahya’ya doğalgazı getirdiklerini, Çavdarhisar’a bu yıl, Simav ve Hisarcık’a da önümüzdeki yıl doğalgazın getirileceğini bildirdi.

Başbakan Yıldırım, “Hükümetlerimiz döneminde Kütahya’da 232 milyon hayvancılık desteği olmak üzere toplam 720 milyon tarım ve hayvancılık desteği verdik. 2002 yılında Kütahya’da bir OSB’de de 600 kişi çalışırken, bugün Kütahya’nın 5 tane organize sanayi bölgesi var ve 10 bin 600 çalışanı var. 600 nere 10 bin 600 nere?” diye konuştu.

Tavşanlı, Emet ve Gediz adalet saraylarını tamamlayarak hizmete aldıklarını söyleyen Yıldırım, “Kütahya’ya devam eden hizmetlerimiz, müjdelerimiz var. Kütahya’ya 600 yataklı bir şehir hastanesi yapıyoruz, hayırlı, uğurlu olsun.” dedi.

Simav’a, Emet’e, Altıntaş’a ilçe hastaneleri yaptıklarını da ifade eden Yıldırım, il genelindeki yol çalışmalarının devam ettiğini belirterek, tüm yatırımların yapımında emeği geçen milletvekillerine teşekkürlerini iletti.

“PAZAR GÜNÜ SON KULLANIM TARİHİ BİTİYOR”

Başbakan Yıldırım, “Eskişehir-Kütahya-Afyonkarahisar-Burdur-Antalya hızlı treni yapılacak, Kütahya’dan da geçecek. 2 bin 200 yeni konut yapılıyor, 10 sulama tesisiyle 170 dönüm araziyi de suyla buluşturuyoruz. Kütahya’ya 12 baraj yapılacak.” dedi.

Kütahya Zafer Organize Sanayi Bölgesinin yapımının sürdüğü bilgisini de paylaşan Yıldırım, Emet sülfürik asit tesisinin ihale edileceğini ve bütün çalışmaların bittiğini, mekanizasyon genişletme çalışmalarına devam edildiğini, böylece kömür üretiminin artacağını kaydetti.

Yıldırım, halk oylamasında Türkiye’nin geleceği için önemli bir karar verileceğini dile getirerek, alandakilere pazar günü daha dinamik, güçlü, kalkınmış bir Kütahya için hazır olup, olmadıklarını sordu.

Türkiye’nin geleceği için bir kez daha sözün, millette olduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Birlikte yeni bir tarih yazacak mıyız? 16 Nisan’da inşallah büyük Türkiye için açılan kapıdan birlikte geçeceğiz. Bu ülkenin en büyük gücü millettir, sizsiniz. Milletin basireti bugüne kadar hep doğruyu gördü, hep doğruyu buldu. İnşallah bu sefer de aynısı olacak. Milli iradeye, millete saygısı olmayanların, mevcudu korumak için kendini parçalayanların pazar günü son kullanım tarihi bitiyor. Darbeci anlayışla hazırlanan bu 82 model anayasayı değiştirecek mi Kütahya? Türkiye’nin aydınlık yarınlarına ‘evet’ mührü basmaya hazır mı Kütahya?”

“DARBE ANAYASASININ KALINTILARINI TEMİZLEMEYE HAZIR MISINIZ”

Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin önünü açacak bir sistemin geleceğine işaret ederek, darbeci ve vesayetçi zihniyetin bu memlekete hep zararı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, muasır medeniyetler seviyesine giden aydınlık yarınlarını 16 Nisan Pazar günü açmaya hazırlandığına dikkati çeken Yıldırım, “Şimdi değişim vakti. Artık istikrarla işimize, aşımıza, huzurumuza, geleceğimize bakacağız. Zayıf iktidar dönemleri bitecek. Artık iktidarın sahibi siz olacaksınız, sandıkta seçeceksiniz, güven oyunu sandıkta vereceksiniz, 5 yıl boyunca size hizmet edecek. Bir daha darbe tehditleri, kapatma davası, 15 Temmuzlar yaşanmayacak. 16 Nisan’da millet kazanacak, Türkiye kazanacak. Türkiye, daha çok demokrasiye, daha güçlü yönetime, daha bir dinamik sisteme ‘evet’ diyecek.” diye konuştu.

Yıldırım, bazılarının hala “Bu düzen sürsün, vesayet devam etsin” ifadelerini kullandıklarını, kapalı Türkiye hayali kurduklarını, 15 yıldır bu hayallerinden vazgeçmediklerini, bu kutlu yürüyüşü engellemek isteyenlerin birçok engel çıkardıklarını vurguladı.

Son denemelerinin de 15 Temmuz olduğuna dikkati çeken Yıldırım, FETÖ militanlarının millete, istiklale, istikbale saldırdığını ama milletin bu teröristlere hak ettikleri cevabı verdiğini kaydetti.

Yıldırım, alandakilere “Zaten Kütahya’nın geçmişinde, geleneğinde var, haksızlığa isyanı Kütahya’nın meşhurdur. 1946 Adnan Menderes, demokrasi şehidi, Kütahya milletvekili oldu. O, demokrasi şehidi başbakan, 27 Mayıs darbesinden sonra Kütahya’da tutuklandı. Kütahya bu zulme cevabını, bu cuntacıların anayasasına ‘hayır’ diyerek vermişti. İşte Kütahya gibi mangal yürekli insanlar, 16 Nisan’da diğer bir darbe anayasasının kalıntılarını temizlemeye hazır mısınız?” diye seslendi.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News