Yeni Yönetim Sistemi Tarihten ve Kültürden Süzülüp Gelen Bir Birikimin İfadesi

‘İstanbul Buluşması’ programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin güven ve inancıyla 14 yıldır Türkiye’ye hizmet için gece gündüz çalışıp mücadele ettiklerini belirterek, “Bu süreçte her seçimimiz ayrı bir mücadeleyle geçti.

2007 yılında Anayasayı ve teamülleri çiğneme pahasına bizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek istediler. CHP her dönemde olduğu gibi o gün de Türkiye’nin önünü tıkadı. Biz de ‘madem öyle, işte böyle’ dedik. Bundan sonra ‘Bu ülkenin Cumhurbaşkanını millet seçecek’ dedik, restimizi çektik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Evet Platformu tarafından düzenlenen ‘İstanbul Buluşması’ programına katıldı. Yenikapı Etkinlik Alanı’nda düzenlenen ve milyonlarca vatandaşın katılımıyla gerçekleşen programa eşi Emine Erdoğan ile birlikte iştirak eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana gelişinde vatandaşlar ve katılımcılarla selamlaştı.

“İSTANBUL, GÖNÜL GÖZÜYLE KAVRANABİLECEK BİR ŞEHİR”

“Aşkımız memleket, millet için evet” sloganıyla düzenlenen buluşmada konuşmasına İstanbul için yazılmış şiirlerden seçtiği dizelerle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un ancak gönül gözüyle kavranabilecek ve gönül diliyle anlatılabilecek bir şehir olduğunu söyledi ve “Buradan, Yenikapı’dan nüfusumuzun yüzde 20’sini sinesinde yaşatan İstanbul’u sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Buradan gözlerini ve gönüllerini İstanbul’a yöneltmiş, dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Buradan her biri İstanbul’un bir parçası olan ülkemizin 80 vilayetindeki kardeşlerimi muhabbetle selamlıyorum” dedi.

“GİRDİĞİMİZ TÜM MÜCADELELERDE İSTANBUL ARKAMIZDA DURDUĞU İÇİN HEP GALİP GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasına bir hafta kaldığını hatırlatarak gelinen noktada sadece Anayasa değişikliğini geçirmenin yetmeyeceğini, Türkiye’nin çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ekledi: “İstanbul 16 Nisan’da öyle bir ‘evet’ demeli ki 99 yıl önce bu mübarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye’ye, Türk milletine kem gözle bakan kim varsa hepsinin de yüreği titremeli. İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek hâlâ 99 yıl öncesindeki o kara günlerin hayaliyle yanıp tutuşanlara dersini vermeye hazır mı? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek 15 Temmuz’da bu ülkeyi işgal etmeye çalışanların taşeronluğunu yapan FETÖ hainlerinin kökünü kurutmaya hazır mı? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek PKK terör örgütünün kökünü kazımaya hazır mı? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek DEAŞ denilen katliam makinesinin, DHKP/C denilen cinayet şebekesinin kökünü kurutmaya hazır mı? İstanbul 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek FETÖ’nün avukatlığına soyunan CHP yönetimine dersini vermeye hazır mı?” sorularının her birine vatandaşların ‘evet’ diyerek cevap vermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’a da bu yakışır” karşılığını verdi.

İstanbul’dan aldığı feyiz, terbiye ve tecrübeyle tüm Türkiye’ye hizmet ettiklerini, bu yüzden İstanbul’a olan sevdasının başka olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girdiğimiz tüm mücadelelerde İstanbul kapı gibi arkamızda durduğu için hep galip geldik” diye konuştu.

“KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “1994’te büyükşehir belediye başkanı olduğumuzda birileri dudak büküyordu, göz süzüyordu. İstanbul halkıyla bir olduk, iri olduk, diri olduk, beraber olduk, kardeş olduk, hep birlikte elhamdülillah Türkiye olduk. Kısa sürede öyle bir devrim gerçekleştirdik ki bizi küçümseyenlerin hepsi mahcup olarak baktı. Batı bile ‘sessiz devrim’ dedi. Şimdi o ‘sessiz devrim’ diyenler, kudurdular. Ne yaparlarsa yapsınlar biz inançla, kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Sandıkta kaybedenler her zaman olduğu gibi işi iftiraya, yalana, kuralları tersine çevirmeye vurdular. Haksız ve adaletsiz bir şekilde belediye başkanlığı görevinden alınıp cezaevine giderken İstanbul halkıyla birlikte bir şey söyledik, ‘Bu şarkı burada bitmez.’ dedik. Cezaevinden çıkar çıkmaz kolları sıvadık, bu sefer İstanbul ile birlikte tüm Türkiye’ye hizmet için yola revan olduk. Milletimizle buluşmamız öyle hızlı ve güçlü oldu ki 2001 yılı Ağustosunda partimizi kurduk, 2002 yılı Kasımında iktidara geldik. Elhamdülillah halkımız bize inanmıştı, güvenmişti ve süratle iktidar yolunu açtı.”

“TÜRKİYE, BÜYÜK ZORLUKLARA GÖĞÜS GEREREK BUGÜNE ULAŞTI”

Milletin kendilerine inanıp ve güvendiğini, milletin bu güveni ve inancıyla 14 yıldır Türkiye’ye hizmet için gece gündüz çalışıp mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte her seçimimiz ayrı bir mücadeleyle geçti. 2007 yılında Anayasayı ve teamülleri çiğneme pahasına bizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek istediler. CHP her dönemde olduğu gibi o gün de Türkiye’nin önünü tıkadı. Biz de ‘madem öyle, işte böyle’ dedik. Bundan sonra ‘bu ülkenin Cumhurbaşkanını millet seçecek’ dedik, restimizi çektik” diye ekledi.

Böylece hem o krizi çözdüklerini, hem de yüzde 69’luk bir destekle Türkiye’nin yeni bir yönetim modeline geçişinin temelini attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’ın, işte bu sürecin tarihî kıyama erişeceği tarih olacağını, yeni yönetim sisteminin, tarihten ve kültürden süzülüp gelen bir birikiminin ifadesi olacağını kaydetti.

Vatandaşlara, 16 Nisan’daki halk oylamasında ‘evet’ diyerek ecdadının emanetine sahip çıkmaya, sadece geçmişine değil, bugününe de sahip çıkmaya, çocuklarına ve geleceğine en güzel mirası bırakmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan büyük zorluklara göğüs gererek, çok acılar çekerek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Durup dururken gelmedik buraya. Çok çile çektik. Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse, zafere ulaşır. Ve ulaştık. Ama yine sabırlı olacağız. Önümüzde daha çok yol var” değerlendirmesinde bulundu.

“İSTİKRAR VE GÜVEN ORTAMI ÖNEMLİ”

Türkiye’yi yönetmeye başladıklarında 3 bin 400 dolar olan kişi başına düşen millî geliri 11 bin dolara ulaştırdıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de tek partili hükûmetlerin iş başında olduğu istikrarlı dönemlerde ortalama yüzde altı büyüme yakalandığını, koalisyonların olduğu istikrarsızlık dönemlerinde ise bu oranın yüzde dördü bile bulmadığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle dedi: “Bu ne demektir biliyor musunuz? Şayet Türkiye, hep güçlü hükûmetler tarafından yönetilseydi, yani istikrar ortamı kalıcı olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin tam iki kat ilerisinde yer alacaktık. Ne demek bu? Kişi başına düşen millî gelir 22 bin dolar olacaktı.”

Fakat bunun millete çok görüldüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün imkânları benim fakir fukara, garip gureba milletimin cebinden çektiler, aldılar faiz ofisine dağıttılar. Bakınız istihdam sayımız 27 milyon yerine 34 milyon olsa fena mı olurdu? Bunun da örnekleri var. 1970’li yıllara aşağı yukarı benzer şartlarda girdiğimiz Güney Kore ve Portekiz gibi ülkeler yönetim sistemlerini değiştirerek, istikrarı güvence altına alarak, şu anda 23-24 bin dolar millî gelire ulaşmış durumdalar. Biz de ulaşacağız. Yakalayacağız, Onun için 16 Nisan çok önemli” sözlerine yer verdi.

İstikrar ve güven ortamının önemini, Özal’dan Demirel’e, Türkeş’ten Erbakan’a ve Yazıcıoğlu’na, daha önceki siyasi liderlerin vurguladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu liderlerin özlemi olan; ancak uygun şartları bulup başlatamadıkları değişimi hayata geçirdiklerini ve bu adımı attıklarını söyledi.

“HER SEÇİM BİZİM VE MİLLETİMİZ İÇİN BİR İMTİHANA DÖNÜŞTÜ”

Bu adımı atmanın kolay olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002 yılı kasım ayından beri çok zor zamanlar geçirdik. Ne zaman ülkemizin geleceği için bir projeyi hayata geçirmeye kalksak, her defasında birileri ortalığı tozu dumana karıştırdı. Kaos dediler, karanlık cinayetlerle, bildirilerle, tahriklerle, provokasyonlarla önümüzü kesmeye çalıştılar. Her seçim bizim ve milletimiz için bir imtihana dönüştü. Her saldırı, milletimizle birlik olup söndürdüğümüz bir ateş topuna dönüştü” ifadelerini kullandı

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News