GÜÇLÜ KALMAK ZORUNDAYIZ

Başbakan Yıldırım, Buca’da düzenlenen mitingde, İzmir’in düşman çizmesine geçit vermediğini söyledi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, İzmir’in ufuk şehri olduğunu gördüğünü ve genç cumhuriyetin kalkınma hamlesini de İzmir’den başlattığını belirten Yıldırım, savaştan çıkmış, düşmanı İzmir’de denize dökmüş milletin geleceğini garantiye alan iktisat kongresinin burada toplandığını ifade etti.

İzmir’in Türk tarihinin önemli bir şehri olduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Maalesef bazı kendini bilmezler eğer pazar günü oylamadan ‘evet’ çıkarsa, ‘evet’ verenleri İzmir’den denize dökeceklermiş. Alçak, sen kim oluyorsun? Pazar günü Gündoğdu’ya gelseydin de orada İzmir’i görseydin. Yüzbinler oradaydı. İzmir ancak düşmana geçit vermez, İzmir bayrağına, ezanına laf edenlere asla pirim vermez. Yıllarca ana muhalefet partisine genel başkanlık yapmış birisi de çıkıp ‘eğer bu oylamadan hayır çıkarsa düşmanı İzmir’den döktüğümüz günler kadar sevineceğim.’ diyor. O sevincin kursağında kalacak. İzmir de ‘evet’ diyecek, Türkiye de ‘evet’ diyecek.”

Başbakan Yıldırım, demokrasi, hoşgörü, samimiyet şehri İzmir’i densizliklerle, kendini bilmez sözlerle kimsenin karalamaya hakkı olmadığını dile getirdi. Yıldırım, İzmirlinin 15 Temmuz gecesi Türkiye’ye, İzmir’e sahip çıktığını, 27 gün boyunca demokrasi nöbetleri tuttuğunu ve şehri hainlere teslim etmediğini belirtti.

“TELAŞLANIYORLAR, ZIVANADAN ÇIKIYORLAR”

Türkiye’de yapılan yanlışları 15 yıl gece gündüz çalışarak, didinerek telafi ettiklerini anlatan Yıldırım, devlet ve milleti birleştirdiklerini, aradaki mesafeyi kapattıklarını söyledi. Yıldırım, şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımızın kalbi kırılmış, bütün kalbi kırılan vatandaşlarımızın gönlünü aldık. Bizde ayrıştırma yok, bizde birleştirme var. Biz ‘evet’ diyeni de ‘hayır’ diyeni de başımızın üstünde tutarız, her vatandaşımızın oyu bizim için makbuldür. Onun için ‘evet’ verenleri denize dökmek bizim işimiz olmaz. Bizim işimiz yaşatmaktır. Yaşatmak için buradayız. Çünkü biz ‘insanı yücelt ki devlet yücelsin, insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla geldik. Herkesin hakkını, hukukunu teminat altına almak bizim boynumuzun borcudur. Vesayet odakları, darbe heveslileri, kumpasçılar yeni sistemde işlerini kaybedecekler onun için telaşlanıyor, zıvanadan çıkıyorlar.”

“GÜÇLÜ KALMAK ZORUNDAYIZ”

Adaletsizliklerin kalkacağını, her bölgenin aynı anda kalkınacağını ifade eden Yıldırım, Türkiye’nin doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyini hep bir gördüklerini, 780 bin kilometrekare vatan toprağına, 80 milyona hizmet götürdüklerini, bütün vatandaşların taleplerine gerekli cevabı verdiklerini kaydetti.

Türkiye’nin her geçen gün büyüdüğünü, güçlendiğini, son yıllarda büyük adımlar attıklarını ve bunu da kalıcı hale getirmek istediklerini anlatan Yıldırım, “Ülkemizi korumak, terörün verdiği zararları ortadan kaldırmak en büyük hedefimizdir. Terör enerjimizi azaltıyor, terör kardeşliğimize zarar veriyor. Terör Türkiye’nin büyümesini yavaşlatıyor, aramıza ayrılık tohumları saçıyor. Onun için Türkiye güçlü olmak zorundadır. Güçlü olmak yetmez güçlü kalmak zorundayız.” dedi.

Yıldırım, Türkiye’nin, zayıf yönetimler döneminde çok şey kaybettiğini vurguladı.

“Bakın, bu ülke, bu şehir Adnan Menderes’i çıkardı. Demokrasiyi Türkiye’ye getiren şehir İzmir’dir.” diyen Yıldırım, “Adnan Menderes’e yüzde 70 destek veren şehir İzmir’dir. O Adnan Menderes Türkiye’yi aldı nereden nereye götürdü ama yaptığı bu hizmetler cezasız kalmadı, onu devirdiler, ihtilalle alaşağı ettiler, yetmedi idam ettiler. Onun arkasında da CHP vardı. Vesayet odaklarının arasında başrollerde yine CHP vardı.” ifadelerini kullandı.

“BU SİSTEMDE DARBE YOK, MİLLETİN KARARI VAR”

Türkiye’nin güçlü dönemlerde hep kazandığını belirten Yıldırım, ülkenin, her 10 yılda bir darbeyi hak etmediğini söyledi.

“Türkiye bir Afrika ülkesi mi neden darbeye gidiyor, milletin kararına neden razı olunmuyor?” diye soran Yıldırım, şunları kaydetti:

“Getireceğimiz bu sistemde darbe yok, milletin kararı var. Patron sizsiniz siz. Siz sandıkta karar vereceksiniz, verdiğiniz karar 5 yıl boyunca geçerli olacak. Başka kimsenin kararı geçerli olmayacak, tek söz sahibi millet, vatandaş olacak. Bu halk oylaması partilerin seçimi değil. Hiçbir parti seçime girmiyor. AK Parti de girmiyor, CHP de girmiyor, MHP de girmiyor, HDP de girmiyor. Bu Türkiye’nin geleceğinin kararının verileceği bir oylamadır. Hangi partiye gönül verirseniz verin değerli kardeşlerim gün memleketin geleceği günüdür. Dolayısıyla burada vereceğimiz her ‘evet’ oyu Türkiye’yi Gazi Mustafa Kemal’in muasır medeniyetler hedefine yaklaştıran bir gün olacaktır, bir karar olacaktır.”

16 Nisan’daki halk oylamasında milletin, ülkesinin istikrarına, huzuruna ve büyük hedeflerine sahip çıkacağını belirten Yıldırım, sandıklardan evet sonucu çıkacağına inandığını, artık darbeler anayasasından kurtulmanın vaktinin geldiğini ifade etti.

Milletine güvenmeyen, milletinin kararını beğenmeyen köhnemiş zihniyetlerin artık tarihe gömüleceğini, bundan sonra her kararın sahibinin millet olacağını anlatan Yıldırım, yeni anayasanın meclisi, iktidarı ve ekonomiyi güçlendireceğini, ileri bir demokrasi sağlayacağını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Milletle birlikte kararlı bir şekilde gelecek hedeflere yürüyeceğiz. Tıpkı geçmişte yaptığımız gibi 16 Nisan sonrası da reform üzerine reformlar yapacağız. Ekonomimiz şaha kalkacak, istikrara ‘evet’ diyen Türkiye yatırımcıların gözbebeği olacak. Büyük projelerimiz bir bir hayata geçecek. Dünyada çok büyük krizler var, yaprak kıpırdamıyor. Ama Türkiye dünyanın en büyük projelerini yapıyor. İşte İstanbul-İzmir Otoyolu, yarısı bitti, 2018’de İzmir’den İstanbul’a gitmek iki saat 50 dakika… Hayırlı uğurlu olsun, işte hizmet. Laf üstüne laf değil taş üstüne taş koyarak bugünlere geldik.”

Türkiye’nin en modern havalimanını İzmir’e kazandırdıklarını, İzmir Çevreyolu’nu ve İZBAN’ı bitirdiklerini anlatan Yıldırım, İzmir’in mega projesi olan Körfez Geçiş Projesini de yapacaklarını, Çiğli’den Narlıdere’ye 6 dakikada geçmenin mümkün olacağını vurguladı.

Buca ilçesinde de artan bir trafik sorunu olduğunu bildiğini ancak bunu çözmesi gereken yerel yönetimin gereken adımları atmadığına işaret eden Yıldırım, “Oraya buraya gidip, başka şehirlerde kitap satıp seyahat etmekle olmaz, Buca’da duracaksın, vatandaşın derdini dinleyeceksin. Onlar çözmezse çözecek irade, burada karşınızda duruyor. Evelallah her şey daha güzel olacak. Buca’ya çok güzel bir gençlik merkezi yapıyoruz. Buca Tınaztepe’ye çok büyük bir şehir hastanesi yapıyoruz bin 500 yataklı İzmir’in en büyük hastanesini yapıyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin 16 Nisan’da büyük bir değişime, dirilişe ve yükselişe hazırlandığını kaydeden Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun karşı çıkmasına rağmen inatla dev projeleri hayata geçirdiklerini ifade etti.

Yıldırım, “Bunlar hayırdan başka bir şey bilmezler. Tek dikili ağaçları yok. Bir damla alın terleri yok. Bütün yasakların, baskıların arkasında bunlar var. Bunların hayatları yalan dolan.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun “Hayır” kampanyası için yaptığı ziyaretlerde muhtarlıklara, minibüsçülere, kahvehane sahiplerine ve iş adamlarına gerçek dışı söylemlerde bulunduğunu aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Kemal Kılıçdaroğlu sen de ‘evet’ de bu çıkmazdan kurtul. Başka çaresi yok. Bir de ‘ben aslında 82 Anayasası’na hayır oyu verdim’ diyor. Ben de hayır oyu verdim. Çünkü darbeciler yaptı, şimdi yine diyor ki ‘yine hayır oyu veriyorum’. 82’den bu yana 35 yıl geçmiş hala orda mısın, yine darbecilerle beraber misin ? Ona da karşı çıktıysan şimdi darbe anayasasını değiştiriyoruz sana yakışan ‘evet’ vermektir. Senin dediğini yapıyoruz.”

Anayasa değişikliğine kimin “Hayır” dediğine çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’yi bölmeye çalışan terör örgütü PKK’nın da hayır dediğini anlatan Yıldırım, “PKK ne diyor, ‘aman hayır verin, evet çıkarsa biz biteceğiz’. Evet çıkacak, siz de biteceksiniz. Hiç başka yolu yok. Bu millet bu terörle yaşamak zorunda değil.” diye konuştu.

FETÖ’nün de anayasa değişikliğine “Hayır” dediğini bildiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugünlerde çok üzücü bir şey var. Sayın Kılıçdaroğlu ‘bu darbe tiyatroydu, kontrollü bir darbeydi’ diyor. O darbe olduğunda sen neredeydin Sayın Kılıçdaroğlu. Bu millet, İzmirli sokaklardaydı, biz sokaktaydık, Cumhurbaşkanı sokaktaydı. Sen neredeydin onu söyle. Madem bu bir tiyatroydu, 249 vatan evladı boşuna mı şehit oldu, 2 bin kardeşimiz bu alçaklara karşı dururken, boşuna mı yaralandı ? Şehitlerimizin ruhunu sızlatmaya, gazilerimizin hatıralarını yok saymaya hakkın var mı?”

Anayasa değişikliğine bazı Avrupa ülkelerinin de hayır dediğini, “Atlarıyla, itleriyle insanların üzerine saldırdıklarını, memleket sevdalılarını yaraladıklarını” hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım, “Bütün bunlar karşı çıkıyorsa demek ki biz doğrusunu yapıyoruz. Millet düşmanları, Türkiye düşmanları karşı çıkıyorsa, bize yakışan ‘evet’ demektir. Evet, evet, evet, sonuna kadar evet.” dedi.

 

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News