Milletten başka hiç kimsenin sözü geçmeyecek

Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması için partisince Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Meydandaki coşkunun büyük Türkiye’nin habercisi olduğunu belirten Yıldırım, demokrasiyi taçlandırmak için 16 Nisan’a doğru gün saydıklarını, birlik, beraberlik, kardeşlik, demokrasi, gelecek, büyük ve güçlü Türkiye için “Evet” diyeceklerini vurguladı.

Başbakan Yıldırım, 16 Nisan’da mührün millete geçeceğine işaret ederek, “Kurulduğumuz günden bu yana ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışından hiç ayrılmadık. Tek adres, tek durak millet oldu. Tek dayanağımız milletimiz oldu. Sırtımızı birileri gibi terör örgütlerine yaslamadık, sırtımızı vesayet odaklarına dayamadık. AK Parti, Anadolu insanının siyasetteki baba ocağı oldu. Her vatandaşa, herkese kapımız açık oldu. Siz istediniz, sizin istediğinizi yaptık. Onlar konuştu, AK Parti hizmetleri, eserleri konuşturdu. 15 yıldır devam eden bu kutlu yürüyüşümüz şimdi milletin efendi, patron olduğu koltukla taçlanacak. Yeni anayasa öyle bir değişiklik getiriyor ki tek bir patron var, o da millet. Milletten başka hiç kimsenin sözü geçmeyecek.” diye konuştu.

Yıldırım, geçmiş dönemde vesayet odaklarının milli iradenin önüne geçtiğini, ülkenin başbakanı ve bakanlarını darağacında kaybettiğini anımsattı.

Ülkenin nice gençlerini terör olaylarında yitirdiğini anlatan Başbakan Binali Yıldırım, “Bu ülke çok vakit ve imkan kaybetti. Bu anayasa ile eğer devam edersek kayıplarımız artarak devam edecek. Önümüzde darbeden kalma 82 model bir anayasamız var. Bu anayasa artık yürümüyor, yolda kalıyor. Milleti de yolda bırakıyor. Artık bu anayasadan Türkiye’ye, gençlere, kadınlarımıza fayda gelmiyor.” ifadelerini kullandı.

“KALKINMA İÇİN MUTLAKA TEK BAŞINA İKTİDAR ŞART”

Yıldırım, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir hukuk garabeti yaşandığını anımsatarak, sözlerine şöyle devam etti:

“O dönemde AK Parti’ye, milletin partisine cumhurbaşkanlığı seçimi yaptırmadılar. Bir icat yaşadık. Bunu neye dayanarak yaptılar? Anayasaya dayanarak yaptılar. Gelişmiş ülkelerde anayasalar ülkenin önünü kapatmak değil önünü açmak, daha kolay yönetilmesini sağlamak için kullanılır. Bizim anayasamız ise ülkenin, memleketin, seçimlerin önünü tıkamak için kullanılır. Şimdi zaman bunu değiştirme zamanıdır. Öncelikli olarak istikrar, kalkınma için mutlaka tek başına iktidar şart. Artık yüzde 30-35’ler ile iktidar devri kapanıyor. Sandığa gidecek millet, kime oy verecekse yüzde 50 ve daha yukarı oy verecek. Yüzde 50’nin altında kimse seçim kazanamayacak. Yani oy verenlerin sayısının yarısından bir fazlası oy alan cumhurbaşkanı seçilecek.”

Mevcut hükümet sistemiyle Türkiye’nin maalesef sürekli sorunlarla ve krizlerle uğraştığını belirten Yıldırım, “Medya, geçmişte bu ülkede manşetlerle hükümet kurdurttu, manşetlerle hükümetleri indirtti. Otel odalarında milletvekili pazarlıklarını siz iyi bilirsiniz. Çok partili hükümetler ülkenin derdine çare üretemediler, dertlerine dert ilave ettiler.” diye konuştu.

Muhtıralarla hükümetlerin yıkıldığını ve kurulduğunu, darbelerle seçilmiş hükümetlerin iş başından uzaklaştırıldığını anlatan Başbakan Yıldırım, cumhurbaşkanlığı seçimi, başbakan ve cumhurbaşkanları arasındaki krizlerde ülkenin hep kaybettiğini belirtti.

Son 14 yılda AK Parti’nin bir yandan kalkınma, büyüme ve hizmet için çalıştığını, bir yandan da engellerle uğraştığını vurgulayan Yıldırım, “Cumhurbaşkanı seçelim, dedik, ‘olmaz seçemezsiniz.’ 367 icadıyla önümüzü kestiler, darbe senaryoları hazırladılar, Balyoz, Ergenekon, Cumhuriyet mitingleriyle halkın iradesini engellemeye çalıştılar, muhtıra verdiler. Ulusal ve uluslararası basınla sürekli üzerimize geldiler.” ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, 17 Aralık’ta seçilmiş hükümete darbe yapılmaya, o dönemde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın işbaşından indirilmeye çalışıldığını kaydetti.

“PATRON SADECE MİLLET OLACAK”

Terör saldırılarıyla sürekli hükümetin yıpratılmaya çalışıldığına işaret eden Yıldırım, “En son 15 Temmuz’u hatırlıyorsunuz. FETÖ’cular, alçak teröristler milletin silahlarını milletin üzerine kullanıp, demokrasimizi yıkmaya, parlamentomuzu lağvetmeye ve ülkemizi işgal etmeye kalktılar.” dedi.

Yıldırım, hükümete yetkiyi milletin verdiğini ifade ederek, bu çetelerin, cuntacıların ve “Medya” denen bazı kuruluşların, onlarla hareket eden terör örgütlerinin seçilen hükümete ayar vermeye çalıştığını bildirdi.

Başbakan Yıldırım, alandaki vatandaşlara şöyle seslendi:

“Bu gidişe dur dediniz, 15 Temmuz’da sokaklara indiniz, ay yıldızlı bayrağı göklere çıkardınız, teröristleri yerin dibine batırdınız.”

Bir daha bunların yaşanmaması ve sürekli istikrar için artık kararın ve sözün millette olduğuna dikkati çeken Başbakan Yıldırım, “16 Nisan’a ‘evet’ demek, ‘cuntaya dur’ demek, ‘PKK’ya, FETÖ’ye, terör örgütlerine dur’ demektir. 16 Nisan’dan sonra hiç kimse sizin verdiğiniz yetkiyi gasp edemeyecek, patron sadece millet olacak.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir konuşmasındaki “Bu referandum ‘Evet’ ile sonuçlandırılırsa, Türkiye’de muhtarlıklar kaldırılacak” sözlerini aktaran Yıldırım, kendisini dinleyenlere buna inanmamaları gerektiğini bildirdi.

Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nun “Bu referandumdan sonra başkent, Ankara’dan İstanbul’a taşınacakmış” dediğini aktararak, milletin buna inanmadığını vurguladı.

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun “18 yaşta milletvekili olunur mu?” şeklindeki eleştirisini de hatırlatan Yıldırım, şunları söyledi:

“İşte gençler burada. Seçerken size ‘buyur seç, oy ver’ diyor ama seçileceğiniz zaman 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 olmaz, 25 bitecek ondan sonra aday olabilirsiniz. Senin keyfin gelince mi aday olacak bunlar Kılıçdaroğlu, kendine gel. 18-25 yaş arasında 9 milyon gencimiz var, 9 milyon insana sen nasıl ‘seçilemezsiniz dersin.’ Bir de ‘bunlar 18 yaşı askerlikten kurtarmak için getirdiler’ diyor. 9 milyonun yarısı kızlarımızdan oluşuyor, Kılıçdaroğlu kadınlarımızı, kızlarımızı yok sayıyor, adamdan saymıyor.”

Başbakan Yıldırım, konuşmasında, anayasa değişikliğinde yer alan “18 yaş” düzenlemesiyle ilgili, ‘Ömür boyu askerlikten kurtulacaklar.’ iddialarını yalanlayarak, “Peki, 18’inde milletvekili oldu. 4 sene sonra bitti. Askerliği 30 yaşına kadar yapabilir. Üniversitede okuyanlar askerliği ertelemiyor mu? Kendi oğlu 33 yaşında askere gitmiş mi? O halde ne konuşuyorsun, sen önce işine bak.” ifadesini kullandı.

Yıldırım, “Öyle yalanlar var ki adeta freni boşalmış araba gibi ha babam gidiyor. Nerede toslayacak belli değil, ama o, 16 Nisan’da toslayacak. Millete toslayacak. Cevabını alacak.” şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan SSK’yı nasıl batırdığının izahını isteyen Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nun eski günlerdeki gibi ilaç, doktor kuyrukları olmasını istediğini söyledi.

Bu değişikliğin neden istenmediğini soran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Sen bunların hepsine karşı çıkacağına biraz çalış. Bu yeni sistemde sana da şans var. Herkese şans var, ama ne yazık ki CHP hayatı boyunca çalışarak, didinerek, millete hizmet ederek bir yere gelemediği için bu sistem değişince artık umudu kalmıyor. Onun için de yalanla, dolanla, iftirayla, yapılan bu kadar güzelliği milletin gözünde adeta kötülemeye çalışıyor, ama millet bunu görüyor, ölçüyor. Bir daha cumhurbaşkanı, başbakan kavgaları olmayacak. Hakkını yemeyelim, hakkını verelim, iki şeyi doğru söyledi. Geçen gün, ‘Bu sistem değişirse eğer cumhurbaşkanı ile başbakan aynı partiden olmazsa, kavga ederlerse ne olacak?’ dedi. Bu değişen sistemde böyle birşey yok ama okumamış. Onun da farkında değil. Böyle diyene, ‘Hadi uyan da balığa gidelim.’ diyorlar bizim memlekette. Kılıçdaroğlu, kendine gel kardeşim. Bu değişiklik tam bunun için yapılıyor; başbakan cumhurbaşkanı anlaşmazlığından, kavgasından geçmiş dönemde bu millet çok çekti, çok bedel ödedi. O tutmayınca bu sefer, ‘Ya ben Başbakan’ı düşünüyorum, onun için ‘Hayır’ diyorum, Başbakan gitmesin…’ Ağzından bal akıyor adeta. Birdenbire kuzu taktikleri yapıyor. Eski CHP’yi sanki millet unuttu. Böyle kuzu, süklüm püklüm, hiç sesini yükseltmiyor, hakaret etmiyor, aklı sıra millete böyle mazlum, masum görünerek kandıracağını zannediyor. Hadi oradan, bu millet yemez.”

“TEK ADAM ARIYORSAN AYNAYA BAK”

Yıldırım, “tek adam” eleştirilerine yönelik, “Kardeşim 7 seçime girdin, yedisini de kaybettin. Hala tek adamsın. Tek adam arıyorsan aynaya bak.” dedi.

Demokrasinin, çok partinin olduğu yerde diktatörlüğün olamayacağına işaret eden Yıldırım, “Kılıçdaroğlu’nun hatırı için iki tane mi cumhurbaşkanı, muhtar, belediye başkanı seçeceğiz? Adam kafayı bozmuş. Niye? Bugünlerde HDP’lilerle çok kol kolalar, içli dışlılar. Onlardan eş başkanlık hastalığı geçmiş. Tek adam diye tutturdu. O zaman siz iki tane genel başkan seçin kardeşim. Bir tane Kılıçdaroğlu yetmiyor.” şeklinde konuştu.

CHP’de kimin genel başkan olduğunun belli olmadığını söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Her biri bir boy. Baykal ayrı bir propaganda yapıyor. Muharrem İnce ayrı propaganda yapıyor. Gürsel Tekin ayrı bir havadan çalıyor. Hepsi, 16 Nisan’dan sonra genel başkanlığa hazırlanıyor. Referandum umurunda değil bunların. Bunların işi gücü kendi hesaplarını görmek. Bırakın, milletin işiyle uğraşın kardeşim, hesabınızı kendi aranızda görün. Milletin meselelerini kendi işlerinizde kullanmayın. Ahmet Necdet Sezer, Ecevit kriz yaşadı. Ne oldu, anayasa kitapçığı fırlatıldı, hakaretler havada uçuştu. Ne oldu, borsa çöktü, faiz fırladı gitti. Türkiye’nin bir gecede 23 bankası battı. Merkez Bankası 7 milyar kaybetti, buhar oldu. Faizler aldı başını gitti. Millet bunları unuttu zannediyor. Siz unutmadınız. Gençler bilmeyebilir ama onların abileri, ablaları, anneleri, babaları bilir. 15 yıldır hala bunların borcunu ödüyoruz. Tam 192 milyar ödedik. Neden, 2001 krizinden kalan bu yüklerden kurtulmak için. Bu paraları, o borçları ödemeseydik ne kadar çok iş yapardık. En az Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi 350 tane daha yapardık. Bu paralar uçtu gitti. Bütün bunlar mevcut anayasanın çıkmazı ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin ihtiyaçları karşılanamadığı için oldu.”

“TÜRKİYE ARTIK SİYASİ, EKONOMİK KRİZLERLE VAKİT KAYBETMEMELİ”

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, cumhurbaşkanlığı döneminde ‘kızım’ diye hitap ettiği Tansu Çiller’e hükümet kurma görevini vermediğini hatırlatan Yıldırım, bu anayasanın babayla evladı birbirine düşüreceğini ifade etti.

Engellere rağmen 15 yıldır hizmet ettiklerini dile getiren Yıldırım, Türkiye’nin artık siyasi, ekonomik krizlerle vakit kaybetmesini istemediklerini kaydetti.

Dünyanın en büyük havalimanını İstanbul’da yaptıklarını belirten Yıldırım, dünyanın gözünün kulağının Türkiye’de olduğuna dikkat çekti. Çanakkale’de dünyanın en büyük asma köprüsünün temelini attıklarını anımsatan Yıldırım, yapılacak havalimanının da Cumhuriyet’in yüzüncü yılında millete armağan edileceğini bildirdi.

AK Parti’den önce “tabela projeleri” olduğunu anlatan Yıldırım, “İhaleye çıkıyorlar, temel atma törenleri yapılıyor. Sonra işin yapılacağı araziye işi anlatan iki sayfa yazı yazılıyor. Yıllar sonra tabela paslanıyor, etrafında otlar bitiyor. Ne gelen var ne giden. İş desen yok, icraat desen yok. Biz bu eski alışkanlıkları değiştirdik. AK Parti ile birlikte güvenle, istikrarla yarınlarımızı inşa ettik. Kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız öncülüğünde Türkiye yeniden inşa oldu, imar oldu. 6 bin kilometre yolu, 25 bin 500 kilometreye ulaştırdık. 14 yılda yaptık. Tam üç katı. Helal olsun milletimize.” dedi.

Havaalanı sayısını 56’ya yükselttiklerini dile getiren Yıldırım, “hava yolunu halkın yolu” yaptıklarını, şehir hastaneleri, üniversiteler, limanlar, tüneller, otoyollar, hızlı trenler, adliye sarayları, stadyumlar yapıldığını ifade etti.

Yıldırım, alandakilere, “Eğer güçlü bir iktidar olmasaydı, dünya projesi Marmaray olur muydu, Avrasya Tüneli yapılabilir miydi, dünyanın en büyük köprüsü Çanakkale Köprüsü başlayabilir miydi? Eğer güçlü bir iktidar olmasaydı 17 yılda tamamlanamayan Bolu Tüneli tamamlanabilir miydi? Osmangazi Köprüsü yapılabilir miydi? Hızlı trenler, bunlar olabilir miydi?” diye seslendi.

Tüm bu hizmetlerin istikrar, ekonomik büyüme sayesinde olduğuna işaret eden Yıldırım, “Şimdi 15 yıldır AK Parti iktidarı ile Türkiye’nin elde ettiği bütün kazanımları koruma altına almamız lazım. AK Parti, evelallah sizin desteğinizle iktidar olmaya devam edecek ama daha sonrasını da garanti altına almak lazım değil mi? Gençlerimizin, torunlarımızın geleceğini de düşünmemiz lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Referandumda getirilen değişiklik ile cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili seçiminin aynı gün olacağını, sandığın birine cumhurbaşkanı için diğerine de milletvekilleri için oy atılacağını anlatan Yıldırım, böylece seçimin bittiği akşam, sonuçların açıklanacağını, yüzde 50 artı 1 oy alanın 5 yıllığına ülkeyi yöneteceğini söyledi.

“ARTIK ÇİFT BAŞLILIK YOK”

Yıldırım, “İki başlı yönetim, artık çift başlılık yok, cumhurbaşkanı, başbakan arasında var olan anlaşmazlık ortadan kalkıyor, çünkü cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık birleştiriliyor. Artık cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi geliyor. Herkesin işi belli. Cumhurbaşkanı iktidarın başında, hem yetkili hem sorumlu. Meclis kanunları yapacak, denetleme faaliyetlerini yapacak.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “muhtarlıkların kapanacağı” yönündeki ifadelerini eleştiren Yıldırım, “Bu kadar cehalet olmaz be kardeşim, muhtarlıkları Meclis bile kapatamıyor, kanunla bile kapatılamıyor ancak anayasa değişikliği ile kapatılabilir. Bunu bile bilmiyor. Bunu da bilmiyor, geliyor yalan yanlış bir sürü şey anlatıp gidiyor.” dedi.

Artık yargının sadece bağımsız olmayacağını, aynı zamanda da tarafsız olacağını dile getiren Yıldırım, yargı içindeki atamaların, yargı bürokratlarının kendi arasından değil, cumhurbaşkanı ve Meclis tarafından, yani milli irade tarafından seçileceğini anlattı.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kılıçdaroğlu ve HDP, son dönemlerde bir şeyi ağzına sakız etmiş; ‘tek adam.’ Ona şunu söylüyoruz. Bunlar, tek adam deyince 1950’den önceki tek parti, tek adam dönemini hatırlıyorlar. Geleceği hayal etmiyorlar. Çünkü bunlar samimi değil. Daha önce tutturmuştu ‘rejim tehlikede.’ O tutmadı, çünkü hepimiz biliyoruz ki Cumhuriyet 1923’te kuruldu, rejim problemi ortadan kalktı. Rejimimiz belli, Cumhuriyet. Şimdi dedik ki ‘bak bunlar doğru değil, milleti yanlış yönlendirme. Türkiye’nin rejimi belli’, bu iş bitti. Kılıçdaroğlu, bu konuları, siyaset için istismar etmeye devam ediyor.

Gelelim şu tek adam işine. Gerçeği bilin. Siyaset, cambazların söyledikleriyle aynı değil. Mevcut sistemde, cumhurbaşkanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na 4 üye atıyor, değişen sistemde de yine 4 üye atayacak. Bu mu tek adamlık? Hiçbir şey değişmiyor. Mevcut sistemde cumhurbaşkanı yargılanamıyor, çok yetkisi var ama sorumluluğu yok, sadece vatana ihanetten yargılanabilir. Ama yargılanması için Mecliste yüzde 75 milletvekilinin kabul oyuna ihtiyaç var. Yeni sistemde cumhurbaşkanının hem yetkileri var hem de sorumluluğu artırılıyor. Cumhurbaşkanı her suçtan dolayı yargılanabilecek, bakanları yargılanabilecek, yardımcıları yargılanabilecek. Millete hesap verecek, mahkemeye de hesap verecek. Bu mu tek adam, bu mu padişahlık, bu mu diktatörlük? Bu kadar yalan olur mu? Olmaz tabii.”

Yeni sistemde sadece milletvekillerinin Meclis’e kanun teklifi vereceğini, kanunları çıkaracaklarına işaret eden Yıldırım, “Bu mu tek adamlık? Yeni sistemde Meclis de güçleniyor, aynı zamanda iktidar da güçleniyor. Bunların tek adamlık masalı tek yalanlık masal oldu ve millet buna inanmadı.” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE, ELBETTE ‘EVET’ DİYECEK”

Başbakan Yıldırım, “Sadece Kılıçdaroğlu ‘hayır’ demiyor. Eli kanlı terör örgütleri, PKK ‘hayır’ diyor. 248 vatandaşımızı şehit eden FETÖ örgütü bütün gücüyle ‘hayır’ için çalışıyor. Yıllardır Türkiye’nin bütünlüğünü, birliğini, beraberliğini hedef alan ve bölmeye çalışan terör örgütleri ‘hayır’ diyor. Türkiye’nin sınır hattında gecekondu devleti hayali gören küresel terör örgütü DEAŞ da ‘hayır’ diyor. Bunların ‘hayır’ dediği yerde, Türkiye, benim milletim elbette ‘evet’ diyecek.” açıklamasında bulundu.

“Biz bir seçim yapmıyoruz, bu bir seçim değil anayasa değişikliği oylaması” diyen Yıldırım, partilerin seçime girmediğini vurguladı.

Halk oylamasında “evet” ve “hayır” olduğunu anımsatan Yıldırım, “Evet’te bereket var, ‘hayır’dan hayır gelmez.” dedi.

CHP, MHP, Saadet Partisi, BBP, HDP ve AK Parti’ye oy veren vatandaşların gönlünde bir parti olabileceğini dile getiren Yıldırım, “Bu memleket meselesi, burada parti yok, burada Türkiye’nin geleceği var. Dolayısıyla bütün vatandaşlarımızdan 16 Nisan’da, hangi görüşten olursanız olun, hangi partiye gönül vermiş olursanız olun, Türkiye’nin geleceği, istikrarı, istikbali için ‘evet’ oyu bekliyorum.” diye konuştu.

“Hayır” cephesine bugünlerde Avrupa’nın da katıldığını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onlar da ‘hayır’ diyor yatıyor, ‘hayır’ diyor kalkıyor. Sanki onlar da oy kullanacak, onların amacı Türkiye’deki bu halk oylamasını etkilemek. Benim milletim, benim gençlerim onların dediğine kulak asar mı? Millet onlara inat 16 Nisan’da Türkiye’nin geleceği 16 Nisan’da gurbetçilerimizle 70-80 milyon vatandaşımızla 59 milyon seçmenimizle Allah’ın izniyle sandığa gidecek ve Türkiye’nin geleceği için ‘evet’ diyecek.”

BURDUR’A YAPILAN YATIRIMLAR

Burdur’a 14 yılda 3 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiklerini aktaran Yıldırım, 788 yeni derslik yaptıklarını, 268 yeni dersliğin ise yapımının devam ettiğini söyledi.

Yıldırım, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini kurduklarını hatırlatarak, eğitim için 135 milyon liralık yatırım yaptıklarını ifade etti.

Başbakan Yıldırım, 80 yılda sadece 47 kilometre yol yapıldığını, son 14 senede ise Burdur için 230 kilometre bölünmüş yol yaptıklarının altını çizdi.

Sağlık alanında kentte 101 milyon liralık harcama yaptıklarını, Burdur’a 300 yataklı hastane yapacaklarını bildiren Yıldırım, Burdur’a sosyal hizmet alanında 80 milyon lira destek verdiklerini, 11 baraj ve gölet kazandırdıklarını, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın kentte 970 milyon liralık yatırım yaptığını aktardı.

Binali Yıldırım, “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz, leyleğin ömrü laklakla geçer. Bunlar da böyle. Bizde laf yok Burdur, Türkiye için icraat var.” dedi.

 

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News